hoş geldin 2020

Mutlu Yıllar – Hoş Geldin 2020

Bugün 31 Aralık 2019. Acısıyla, tatlısıyla, iyisiyle ve kötüsüyle koskoca bir yılı daha geride bırakıyoruz. Mutlulukları, sevinçleri, güzel anıları hatırlayıp üzüntüleri maziye gömmek ve tertemiz bir başlangıç için seçilebilecek en harika gün! Mutlu yıllar dilerim!

Forrest Gump filmini izleyenlerin aklına ilk gelecek repliklerden olmasa da, ona yılbaşında söylenen sözlerle başlamak istiyorum bu yazıya; 

Yılbaşı ne kadar güzel bir şey öyle değil mi? Her şeye yeniden başlıyorsun. Her kes ikinci bir şans yakalıyor. 

Forrest Gump (1994)

Her yıl, önümüzdeki senenin, geçen seneden farklı olacağını umar ve kendimize birçok hedef belirleriz. Fakat bir sebeple, bu uzun maratonda önümüze çıkan engelleri ya çok yüksek görürüz ya da onlara takılır düşeriz. Koyduğumuz hedefler, biz yerde kaldıkça çok daha uzak ve ulaşılmaz görünmeye başlarlar. Siz ayağa kalkmadıkça, yerinizde saydıkça, o umut dolu beklentiler, hedefler yerini umutsuzluğa ve dolayısıyla başarısızlığa bırakırlar. Eğer her sene, siz de aynısını yaşıyor ve hedeflerinizden uzak kalıyorsanız, size Alman filozof Nietzsche’den bir alıntıyla cevap vermek istiyorum; 

Derisini değiştirmeyen yılan ölmeye mahkumdur. Bu durum düşüncelerini değiştirmeyen zihinler için de geçerlidir. 

Friedrich Nietzsche

Bugün, tüm geçmişinizi önünüze koyup yaptığınız hataların farkına varmanız için harika bir gün. Tabi sadece fark etmek yetmez. Bunlardan ders almalı ve bu sonuca nasıl geldiğinizi bilmeniz gerekir. Şu sözü bir yerlerde söylemişsinizdir: “şimdiki aklımla o günlere dönsem…” ya da bu cümleyi kuran birisiyle mutlaka tanışmışsınızdır. Söz konusu zaman yirmi yıl öncesi ise, elbette bunu gerçekleştirmek zor. Fakat geçen koca bir yıla baktığınızda, iyisiyle, kötüsüyle, tanıştığınız tüm o insanları, mutlulukları, üzüntüleri, başarılarınızı ve en büyük başarısızlıklarınızı idrak edip bir yıl öncesine dönmek isterseniz, bu gerçekleştirmesi zor bir hedef değildir.

Hedeflere giden yol tek bir doğrudan ziyade, o hedefe giden birden fazla doğrunun birleşmesidir. Haşmetiyle çağlayan ve güçlü debisiyle durdurulması güç olan o koca nehirleri düşünün. Bu uzun yolda böylesine güçlü olabilmek için çok farklı kollardan beslenmesi gerekir.

Elbette bizler bir nehir değiliz ve bizi güçlü yapacak, ne kadar yakın olurlarsa olsunlar, hiç kimse istemediğimiz sürece bize olumlu ya da olumsuz bir katkıda bulunamaz. Bu yüzden bu hedefleri tamamen hayatımıza sokmalıyız. Gandhi’nin dediği gibi “görmek istediğimiz değişimin kendisi olmalıyız”. Bunun içinde tüm bir yılı planlamamız gerekir. Ancak unutmayın, bir plan ancak onu uygulayanlar kadar iyidir ve yolu tam olarak görebilmek için yavaş gitmek gerekir. Hedeflerinize adım adım ulaşmalısınız.

Kendi kişisel hedefleriniz dışında, sizi daha mutlu, daha optimist ve başarılı yapacak bazı hedeflerden bahsetmek istiyorum. Bunlar hem bilgi birikiminize ve ruh halinize katkı da bulunacak hem de ağırlıklarınızdan kurtulup yükselmenizde size yardımcı olacak bazı ufak tavsiyelerdir;  

Kendinizi tekrarlamayın! 

Bir önceki sene yaptığınız hataları tekrarlamayın. Her gün ileriye doğru adım atmanız için bir şans. Her yeni gün daha da ilerlemek için çaba sarf edin. Her gün bir yeni kelime ezberleyin, bir sayfa daha kitap okuyun, yazın. Yeni bilgiler öğrenin… Sonuçlarına şaşıracaksınız! 

Köstek değil destek olun!

Bazı insanlar vardır. Kendileri ilerleyemedikleri için yanlarındakilerin ilerlemesini istemezler. Onlar senin kulağına fısıldarlar. Sosyal medyada vakit geçirmeni yargılamaz, kitap okumana zaman kaybı derler. Şiir yazarsan dalga geçerler, garip tweetlerle zaman öldürürler. Onlar çok yakınlarınız olabilir ve uzak durmak gibi bir seçeneğiniz olmayabilir. Bu durumda onlara kulak asmayıp sizin için doğru olana devam edin. Onların size yaptığını, siz onlara yapmayın. Başkaların hayatına karışmayı bıraktığınız gün kendi hayatınıza odaklanabilirsiniz.

Egolarınızdan kurtulun!  

Bilgeliğe giden yol egolarıyla kör olmayanlar için kolaydır! Hayattaki tüm hedeflerinizde en büyük rakibiniz aslında yine siz olacaksınız. Bu spor yaparken de böyledir, kitap okurken de. Beyniniz düzenli olarak aslında buna ihtiyacınız olmadığı mesajını verecek. Bizi çevreleyen dünyamız öylesine cezbedici seçenekler sunuyor ki buna karşı koymak için önce kendinize karşı koymalısınız! 

Daha çok çalışın! Odaklanın! 

Hiç şüphe götürmeyen bir gerçek var. İnsan çabaladığı ve çalıştığı sürece muhakkak karşılığını alır. İşinizde yüzde yüzünü vermediğiniz sürece maaşınıza zam istemenizin ya da çalışma standartlarını eleştirmenizin bir anlamı yoktur. Ancak işinizi herkesten iyi yaptığınız sürece mutlaka karşılığını alacaksınız. Eğer alamazsanız da, muhakkak ki başka bir yerde daha iyi bir iş bulabilirsiniz. Belki de bu almanız gereken karşılıktır.

Bilginizin olduğu yolda ilerleyin!

Çok güzel bir sözümüz var; “bilgisi yok ama fikri çok”. Bilginizin olmadığı konularda fikir yürütmekten çekinin. Zaten zamanımızın en büyük sorunlarından biri bu değil mi? Herkes, her şey hakkında fikir sunmayıp, konu hakkında bilgi sahibi olanlar söz alsaydı, önce ülkemiz, sonra dünyamız harika bir yer olmaz mıydı? Buraya bir alıntıyla noktamı koyuyorum; 

Cahilliklerini örtmek için fazla konuşmak ve bilgili gibi gözükmek isteyenlerin yaptığı tek şey saçmalıktır.

V For Vendetta (2005)

Seyahat Edin!

Pencerenin dışında keşfedilmeyi bekleyen koskoca bir dünya var. Üzerinde koşulması gereken vadiler, yüzülmesi gereken plajlar, görülmesi gereken binalar ve tanınması gereken kültürler var! Daha fazla gezin, öğrenin. Bu kendinizi geliştirme yolunda ufkunuzu açacak en önemli yardımcılardan bir tanesidir.

Sonuç olarak…

Güzel bir yılı bitirip, daha güzel bir yıl yaşamak için her şey sizin elinizde. Hayatınıza yön verebilecek tek kişi sizsiniz. Sürekli bir şeyler yapın. İleriye adım atın. Okuyun, gezin! Daha çok gülün, dans edin! Üzülün, mutlu olun hatta ağlayın! Duygularınızı hiçe saymayın, onların farkına varın. Bu sayede o duygulardan ortaya çıkacak gücü kullanın. Monotonluktan, yani hiçlikten uzak durun! Stefan Zweig’in hiçlik hakkındaki sözlerini hatırlayın ve asla ertelemeyin!  Umarım 2020 yılı bizler için sürprizlerle dolu harika bir yıl olur. Mutlu yıllar dillerim! 

Ne kadar soyut görünürlerse görünsünler, düşüncelerde bir dayanak noktasına gereksinim duyarlar. Yoksa kendi etrafında dönmeye başlarlar. Onlarda hiçliğe katlanamazlar. 

Stefan Zweig (Satranç)

Ve son olarak; 

Düşüncen neyse hayatında odur. Hayatının gidişini değiştirmek istiyorsan, düşüncelerini değiştir.

William Shakespeare 

Yayınlayan Burak Ender

Merhaba ben Burak Ender. Yazar olma hayalleriyle büyümüş bir Politoloğum. Düşüncelerimi ve fikirlerimi aktarmak, herkesle paylaşmak için bu siteyi kurdum. Deneme, farkındalık, hayat ve eleştiri konulu yazılarımı her Pazar saat 10:00'da sizlerle burada paylaşıyor olacağım. İsterseniz okuyabilir, isterseniz yazı başlığında yer alan videoyu izleyebilir ya da Spotify ve SoundCloud üzerinden podcast olarak dinleyebilirsiniz.İçerikler hakkında düşünce, öneri ve eleştirilerinizi yorumlar kısmında bekliyor olacağım.

“Mutlu Yıllar – Hoş Geldin 2020” üzerine 2 yorum

  1. Çok teşekkürler sizinde yeni yılınız kutlu olsun.Akıcı yorumunuz hoşuma gitti ve tüm anlattıklarınız şöyle bir silkelenip kendime getirdi.Umarım 2020 de herkes kendisi için en az bir şey yapar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir