balina avı

Balina Avı – İnsanlığın Karanlık Yüzü

Bu dinlediğiniz mavi balina şarkısı. Dinlerken ne hissediyorsunuz? Canlılar çıkardıkları seslerle içimizdeki bazı hisleri harekete geçirirler. Mesela kuş cıvıltıları mutluluğu çağrıştırırken, bir kurdun uluması içinize korku salabilir. Oysaki bu sesin bana çağrıştırdığı en baskın his hüzün. Prangalara vurulup esir edilmiş devasa bir canlının, küçük hücresinde yankılanan, acı çeken haykırışları gibi…

Tarihin tozlu sayfalarını biraz kurcalarsak, insanlık adına utanç duyacağımız birçok olaya şahit oluruz. Katliamlar, soykırımlar, tecavüzler, savaşlar ve nicesi… Ben bu hafta sizlere balinalardan bahsetmek istiyorum. Bir nevi soykırım gibi katliama maruz kalan bu büyüleyici canlılardan. Onları biraz tanıyalım.

Balinalar – Balina Avı

Onları bilmeyen hemen hemen yoktur. Kitaplara, filmlere konu olmuş gezegenimizde yaşayan en büyük canlıyı da içerisinde barındıran deniz memelileridir. Evet onlarda memeli. Bizim gibi ciğerleri vardır ve yüzeye çıkıp nefes almak zorundadırlar. Aksi taktirde boğulurlar. Bu canlılar hemen hemen insan boyutlarından, 33 metreye kadar uzanan geniş bir tür yelpazesine sahipler. Büyük yunus türlerinden daha küçük, ortalama bir insandan biraz daha büyük olan Cüce ispermeçet, 2.5 metre uzunluğu, 135 kilo ağırlığıyla, balina ailesinin bilinen en küçük üyesidir. En büyük olanıysa, 33 metre uzunluğu ve 150 ton ağırlığıyla heybetli Mavi Balinadır.

Hatta mavi balinaların sadece günümüzde değil, gelmiş geçmiş en büyük canlı olduğuna inanılıyor. Öyle ki dinozorlar çağında yaşamış, 90 tona yaklaşan ağırlığıyla en büyük canlı olan Argentinosaurus’tan (Hani şu Jurassic Park’ta gördüğümüz boynu uzun otobur dinozordan) yaklaşık 50 ton daha ağır. Tarihteki kanıtlanamamış verilerde boyu 45 metre ye uzanan, kilosu 300 hatta 450 tona varan ölçümler bulunuyor.

Şöyle gözlerinizi kapatıp hayal edin. Ufak bir teknede okyanusun ortasındasınız. Bu devasa mavi çölün derinliklerinden gelen bu canlı gözlerinizin içine bakıyor. Ne kadar muhteşem değil mi? Benim de görmeyi çok arzuladığım, insanı kendisine hayran bırakan, boyutları ile ürperten bu büyüleyici canlılar ne yazık ki yaşayan en vahşi canlının radarına girdi. İnsanların… Ancak beslenmek için değil.

Utanç – Balina Avı

16. ve 19. yüzyıl arasında fazlasıyla değerli olan bu memelinin yağı, getirdiği büyük kardan dolayı gelişen dünyanın yeni darphanesi oldu. Bu süre zarfında tam 30.000 balina katledildi.

Başlangıçta görece küçük ve yakalanması kolay olan ispermeçet ve benzeri balinalar avlandı. Fakat nüfuslarının giderek azalmasıyla gözler daha derinlere, daha büyük balinalara çevrildi. 19. yüzyıla doğru gelişen teknolojiyle beraber buharlı gemiler ve bu gemilere büyük balinaları avlamak için özel zıpkınlar tasarlandı. Mavi balinalar hedef haline geldi. Sadece 100 yıl içinde nüfusları, katliam öncesi nüfuslarının %1’i altına gerileri. 1925-1975 yılları arasında sadece 50 yılda 1.5 milyon balina katledildi.

Balina yağı ilk zamanlar aydınlanma için kullanıldı, sonra da makine yağı olarak. Günümüzde ise sabun, kozmetik ve yağmura, soğuğa dayanıklı giysilerde de kullanılıyor.

Aslında balina avcılığına günümüzden 5.000 yıl önce Kuzey Atlantik, Kuzey Pasifik ve İnuit halkları tarafından başlanmış. Bu İnuit halklarının 12.000 yıl önce buzul çağının sonlarında Amerika kıtasına geçen avcıların torunları olduğu düşünülüyor. Bir diğer iddiaya göre 5000 yıl önce Bering boğazı üzerinden Amerika’ya geçmişler. Bu halkların yaşadığı coğrafyayı düşünürsek, ısınmak ve beslenmek için avlanmış olabilirler. Bunu kabul edebilirim. Fakat ticari kaygılar için avlanmaya başlanmalarını asla!

Çözüm – Balina Avı

Balina avcılığını bir düzene sokmak ve (sözde) bir denge sağlama amacıyla 1946 yılında ‘’ Uluslararası Balinacılık Kurulu ’’ adında bir kurum oluşturuldu. İlk gelen yasaklamalardan sonra, küresel çapta balina avcılığına karşı bir harekat başlaması sonucu önce Birleşmiş Milletler Konferansında balina stoklarını korumak için ticari balina avcılığını sınırlamayı öneren on yıllık moratoryum kabul edildi, sonra da daha kapsamlı olan 1986 moratoryumu ilan edildi. Eee bu moratoryum bu sektörden ciddi gelirler sağlayan ülkeleri memnun etmedi tabi. Bu ülkelerden başı çeken Japonya, Norveç ve İzlanda organizasyondan ayrılıyor ve küresel çapta durdurulan balina avcılığına hala daha devam ediyor. Güzelde bir iddiada bulunuyor Japonlar; “balinaların çok fazla balık yiyerek, balık rezervlerine tehdit unsuru oluşturdukları gibi bilimsel hiçbir dayanağı olmayan bir iddia sürmüşler”. Bu iddiaya gülmeden edemedim. Bir yiyecek kaynağını çok tükettiği için öldürülmesinde bir sakınca olmayan canlı olsaydı, bu kesinlikle İnsan olmalıydı!

Kaynaklar

  1. https://www.pmel.noaa.gov/acoustics/whales/sounds/sounds_whales_blue.html
  2. https://www.greenpeace.org/turkey/tr/campaigns/defending-our-mediterranean/balinalar/
  3. https://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0nuit_halklar%C4%B1
  4. https://tr.wikipedia.org/wiki/Uluslararas%C4%B1_Balinac%C4%B1l%C4%B1k_Kurulu

Yayınlayan Burak Ender

Merhaba ben Burak Ender. Yazar olma hayalleriyle büyümüş bir Politoloğum. Düşüncelerimi ve fikirlerimi aktarmak, herkesle paylaşmak için bu siteyi kurdum. Deneme, farkındalık, hayat ve eleştiri konulu yazılarımı her Pazar saat 10:00'da sizlerle burada paylaşıyor olacağım. İsterseniz okuyabilir, isterseniz yazı başlığında yer alan videoyu izleyebilir ya da Spotify ve SoundCloud üzerinden podcast olarak dinleyebilirsiniz.İçerikler hakkında düşünce, öneri ve eleştirilerinizi yorumlar kısmında bekliyor olacağım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir