Tolstoy: İnsan Neyle Yaşar?

Rus edebiyatı denilince ilk onlar gelir akla. Dostoyevski, Puşkin, Tolstoy… Tolstoy denilince de “Savaş ve Barış” ve “Anna Karenina” gelir. Elbette bu demek değildir ki böyle bir yazarın sadece bir kaç eseri var… Bende bu hafta okuduğum Tolstoy’un “İnsan neyle yaşar?” kitabını okudum.

Tolstoy’un kim olduğunu, nasıl büyük bir yazar olduğunu anlatmaya gerek yok. Onu eleştirecek vakıflara da sahip olduğumu düşünmüyorum ancak altı yıl Rusya’da yaşamış, orada üniversite eğitimi almış biri olarak bende Tolstoy’u biraz tanıyorum. O hayatın tüm yanlarını anlatma mücadelesine girmiş bir yazar. O dindar biri… Dini duyguları bu kadar yüksek olmayan Rus halkı nasıl onu bu şekilde benimsedi diye düşünürken, onların Tolstoy’u dindar olduğu için değil, edebi gücünden dolayı seviyor ve saygı duyuyor olduklarını anladım.

Okumaya devam

Herkes üniversite okumak zorunda değil! mi?

Hafta içi koltuğumda oturmuş haberleri ve gündemi takip ederken, İndependent Türkiye’de yayınlanan bir haber dikkatimi çekti. Haberin başlığı şöyleydi: “Meslek liseleri güçlendirilip, üniversitedeki yığılma azaltılmalı”. Okumaya başladım. Milli eğitim bakanının kendisi söylüyordu. Genel olarak sınav ve eğitim sisteminde yapılması istenilen değişimlerden bahsediyordu sayın bakan.

Yazıyı önce baştan sonra birkaç defa okudum. Bir paragrafta, çocukların ilkokul birinci sınıftan itibaren ilgi alanlarının ve başarılı yanlarının belirlendiği bir sistem kurulacağını söylüyordu. Doğru uygulanabildiği ve çıkar gözetmeksizin yapıldığı taktirde çok başarılı olacağını düşündüğüm bir sistem bu. Ancak doğru uygulandığı müddetçe!

Okumaya devam

Ioannis Lagos! Bu Bayrağa Dokunmak Senin Ne Haddine!

Merhaba! Bugünki köşe yazımda bir Politalog olmama karşın, konuşmayı sevmesemde biraz siyasete gireceğim. Brüksel’de toplanan Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu’nda öylesine çirkin, öylesine rahatsız edici bir eylem yapıldı ki, bu olay karşısında susmak içimde büyük bir boşluk yaratırdı. Türk Bayrağımız bir siyasetçi tarafından, üstelik yüzyıllardır çok derin kültürel bağlar kurduğumuz komşumuz Yunanistan’ın bir millet vekili tarafından yırtıldı. Adı Ioannis Lagos!

Okumaya devam

Küresel Olağanüstü Hal: 2019-nCoV

Dün geç saatlerde Dünya Sağlık Örgütü ‘Corona’ virüsüne karşı küresel olağanüstü hal ilan etti. Daha önceleri 200 binden fazla kişiyi öldüren domuz gribi (h1n1) salgınında, Zika ve Ebola virüs vakalarında da küresel olağanüstü hal ilan etmişti.

Bundan birkaç gün önce Corona virüsü hakkında acil değil ifadelerini kullanan DSÖ, enfeksiyona yakalanan 9 binden fazla insanın ve 200’ü geçen ölümlerin ardından dün geç saatlerde küresel olağanüstü hal ilan etti.

Okumaya devam

Kobe Bryant: Basketbolu Sevdiren Adam!

Kobe Bryant geçtiğimiz günlerde bir helikopter kazasında hayatını kaybetti. Oysa sabaha karşı kaç defa uyanıp oku izlediğimi hatırlamıyorum bile… Şöyle geriye dönüp baktığımda o yılların ne kadar geride kaldığını görüyorum. Bundan tam on beş yıl önce bir basket topu peşinde hayal dünyamızda yazışıyorduk. Sabah onunla uyanıp, akşam onunla yatıyorduk. Sahip olduğum en iyi dostlarımı da bu şekilde edindim ve onlar zamanla kardeşim oldu. 

Ailem bana yeni tanıştığım bu insanlar ve onların aileleri hakkında sorular soruyordu. Annesi, babası ne iş yapıyorlar? Nerede yaşıyorlar? Nereden gelmişler? Ve daha nice sorular… Benim cevabım ise hep aynıydı. “Bilmiyorum”. Gerçekten bilmiyordum. O sıralar biz NBA ligini takip eder, gece oynanan maçları okulda tartışırdık. Draft edilen sporcuları konuşurduk. Okul basketbol takımında ve başka klüplerde basketbol oynar ve basketbol maçlarına giderdik. Bu arkadaşlarımdan bir tanesi de bir nevi basketbol aracılığı ile kendi ailesini kurdu… Hal böyle olunca biz de sürekli basketbol konuştuk.

Okumaya devam